top of page
Basın Bülteni

Sanatçılar: Ahmet Çerkez, Ahmet Elhan, Barış Göktürk, Burcu Erden, Erman Özbaşaran, Günnur Özsoy, Ilgın Seymen, Işıl Kapu, İpek Yücesoy, Mithat Şen, Murat Atabek, Olgu Ülkenciler, Renin Bilginer, Uğur Daştan, Yasha Butler

 

Galeri Bosfor, 1 Mart – 20 Nisan tarihleri arasında küratörlüğünü Gökşen Buğra’nın, sergi tasarımını Umut Durmuş’un üstlendiği EnigmaVista ile galeri mekânını bir labirente dönüştürüyor. "Enigmavista", hem mekânın hem de geleneksel sanat izleme deneyimlerinin sınırlarını zorlayan bir sergi olarak öne çıkıyor. Mimari, yerleştirme, mekân yönetimi ve eser sergilemesine dair çağdaş yaklaşımıyla bu sergi, izleyicileri mekân, algı ve sezgi arasındaki bağlantıları keşfedecekleri bir yolculuğa davet ediyor.

 

“Enigmavista" labirenti, koridorlar, odalar ve kuytular içeren, daralan, genişleyen, alçalan ve yükselen bir mekân planı, aydınlatma, zemin ve renk farkları gibi mimari elementlerle zenginleştirildi. Kürasyon, mekân tasarımı ve eserlerdeki renk ve doku zenginliği ile dikkat çeken sergide boya çözüm ortağı Nippon Paint’in kartelasından renkler kullanıldı. Pencerelerden ve aralıklardan görünen manzaralar, yansıtıcılar, saklı parçalar, sürprizler, belli belirsiz sesler ile duyuları harekete geçirecek bir sergi ortaya çıktı. “Özgün tasarımların destekleyici gücü” mottosuna sahip Nippon Paint’in duvarlarda parlama olmaksızın her saat güzel kareler oluşturan yeni ürünü DeepMatt ve siyahın şifresini çözen Code Black boyaları sergi ile bütünleşerek, izleyici deneyimini güçlendiriyor. Aydınlatma armatürleri konusunda uzmanlaşmış deneyime sahip TEPTA Aydınlatma’nın katkıları ve danışmanlığında uygulanan sergi tasarımı da eser yerleştirmede aydınlatmanın gücünün altını çizer nitelikte. 

 

Bu yaratıcı ve yenilikçi labirentteki her bir parça, sanatçının üretim özgünlüğünü ortaya koymak, malzeme ve düşünceyi sahneye almak için özenle seçildi. Serginin küratörü Gökşen Buğra, EnigmaVista için “Mekânımızın tanımlarını yıkarak, cesur bir yaklaşımla sergi atmosferi ve eserin izleyicide bıraktığı iz üzerine eğildik. Sanat eserinin yerleşimi, aydınlatma, etkileşimli unsurlar ve tematik geçişlerle bir labirent oluşturduk. Sergilemenin incelikli yönlerini öne çıkararak, izleyiciye sergi ziyaretini unutulmaz hale getirecek bir deneyim yaşatmak istedik.” dedi. 

 

Küçük parçalardan büyük enstalasyonlara ölçekte değişkenlikler, taş, metal, ahşap, dijital baskı, polyester, seramik gibi malzemede çeşitlenen, heykel, resim, müzik ve atmosfer yaratan etkileşimli enstalasyonlarla farklı medyumlarda eserler içeren sergi, tasarımı da deneyimin bir parçası haline getiriyor. Serginin tasarımcısı Umut Durmuş bu deneyimle ilgili olarak “Mekânın esere etkisi, sanat galerisinin işlevi ve izleyici deneyimi tasarımının da bir ifade biçimi olması sorgulamalarından oluşan düşünce labirentinin fiziksel yansımalarından birini kurguladık. Sanat galerisinin kıvrak ve görece özgür atmosferinde; klasik sergi ortamını oluşturan renk, ışık, doku, ses gibi fiziksel bileşenlerin başka şekillerde bir araya gelebileceğinin denemesini, eserlerin bize hissettirdiklerinden yola çıkarak yaptık. Sanat objesinin ortam ile ilişkisini irdelemeye devam edeceğiz.” yorumunu paylaştı.

bottom of page